| |||
|
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi arasında imzalanmış bulunan protokol kapsamında yürütülmekte olan çalışmaların sonuçlarını kapsayan bu raporun konusu İzmir kentinde meydana gelebilecek deprem zararlarının tespitini ve bu zararların azaltılmasına yönelik tedbirlerin belirlenmesini içeren bir Deprem Senaryosu ve Master Planının hazırlanması ile ilgili araştırma, derleme, değerlendirme ve danışmanlık hizmetleridir. Deprem hasar senaryoları birincil ve ikincil tehlikelerle hasar görülebilirliklerin akıllı bir birleşimine dayanır. İzmir’i etkileyebilecek çeşitli büyüklükteki depremlerin incelenebilmesi amacı ile iki yaklaşım kullanılmıştır. Birinci yaklaşımda İzmir kentini insanların yaşam süresi zarfında etkilemesi mantıki ve rasyonel gözüken bir hasar yapıcı bir senaryo depremi deterministik olarak belirlenmiş. İkinci yaklaşımda ise İzmir kentindeki binaların 50 yıl zarfında %10 aşılma olasılığı ile etkilenebilecekleri depremin yaratacağı hasarlar probabilistik olarak değerlendirilmiştir. Birinci yaklaşım kullanılarak İzmir’de sistem niteliği taşıtan alt yapı ve şebekelerin beklenen deprem hasarları elde edilmiştir. İkinci yaklaşım ile değişik tip binalarda beklenen hasarlar, ölümler, yaralanmalar ve direkt mali kayıplar bulunmuştur. Her iki yaklaşım kapsamında bulunan kayıplar ayrıntılı olarak ve bugün için deprem mühendisliğinde ulaşılan hassasiyette verilmiştir. Çalışma kapsamında özellikle deprem öncesi alınması gerekli gerek kısa ve gerekse uzun vadeli tedbirlere yer verilmiştir. Bu raporda kapsanmış olan olası bir deprem etkileri göz önüne alınarak, bu tedbirlerin Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği ve Bağlı Birimleri, Meslek Odaları, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşları’nın katkıları ayrıntılandırılması ve önceliklerin belirlenmesi gereklidir. Batı Anadolu ve özel olarak İzmir ve civarı yoğun sismisitenin (depremselliğin) gözlendiği bir bölgeyi oluşturmaktadır. Batı Anadolu bölgesinin depremselliği genelde, çok sayıda orta büyüklükteki depremler ve deprem fırtınaları ile temsil olunur. Ege Denizi’ndeki sismisite ise daha yayılmış bir şekilde gözlenir. Türkiye’deki diğer bölgelere kıyasla, Ege bölgesindeki deprem kaynaklarında meydana gelen büyük depremlerin tekerrür aralıkları daha uzun olmaktadır. Bu durum uzun bekleme periyotlarındaki probabilistik deprem tehlikesini kısmen azaltmakta ancak kaynak sayısının çokluğu kısa bekleme periyotlarında deprem tehlikesinin göreceli olarak artmasına neden olmaktadır. İzmir'de büyük bir depremde oluşabilecek fiziksel kayıplar esas itibariyle binalardan ve alt-yapıdan kaynaklanacaktır. Depremler sırasındaki can kayıpları daha çok yapıların yıkılmasından ve ikinci derecede de depremlerin yol açtığı ikincil afetlerden kaynaklanmaktadır. Depremlerde meydana gelen ikincil afetlerin en önemlileri yangın ve tehlikeli madde sızıntılarıdır. İzmir’de kamu kullanımı amaçlı doğal gaz şebekesi olmadığı için, deprem sonrası yangınlar bu çalışmada öngörülen kapsam altında bir incelemeye tabi tutulmamıştır. Raporun ikinci bölümünde Batı Anadolu ve İzmir’in jeolojik ve tektonik yapısı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda, İzmir ve Batı Anadolu’daki aktif faylar,bu fayların yapısı ve etkileri ,İzmir heyelan bölgeleri anlatılmaktadır. Raporun üçüncü bölümü bir yörenin deprem tehlikesinin belirlenmesindeki en önemli iki unsurdan birisini teşkil eden Deprem Oluşumlarını açıklamaktadır. Tarihsel dönemde İzmir’de hasar yaratmış depremlere, İzmir Kenti ile İlgili Makrosismik Verilere de yer verilmiştir. Dördüncü bölümde Deprem Tehlikesi ana başlığında, deterministik-probabilistik ve İzmir için probabilistik deprem tehlikeleri ve deprem oluşumu modelleri anlatılmaktadır. Beşinci bölüm Zeminlerin Deprem Yükleri Altında Davranışları, Kum Tabakalarında Sıvılaşma Olasılığı, Yerel Zemin Tabakalarının Etkisi, Zemin Tabaka Cinslerine Göre Bölgeleme ,Zemin Tabakaları Eşdeğer Kayma Dalgası Hızına Göre Bölgeleme, SPT Darbe Adedi-Kayma Dalgası Hızı (SPT N-Vs) Korelasyonları, Zemin Büyütmelerine Göre Bölgeleme Sıvılaşmaya Göre Bölgeleme , Sıvılaşmaya Göre Bölgeleme alt başlıklarını içeren Geoteknik Değerlendirme konusundan oluşmaktadır. Altıncı bölüm Altyapıları anlatmaktadır. Altyapıların genel deprem performansları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yedinci bölüm Binalar ana başlığı altında, Yapısal Bina Hasarı Tahmin Metodolojisi , Bina Hasar Düzeyleri ve Bina Hasarı Olasılık Eğrileri konularını içermektedir. İzmir Deprem Master Planı projesi çerçevesinde, 50 yıllık süre içinde aşılma olasılığı %10 olan deprem sonucunda binalarda meydana gelecek yapısal hasarın ve bunlara bağlı kayıpların tahmin edilmesi için çalışmalar yapılmıştır. Sekizinci bölümde sosyo-ekonomik kayıplar anlatılmaktadır. Raporun dokuzuncu ve son bölümü Risk Azaltılması İçin Öneriler ana başlığı altında ; Kentsel Deprem Riskinin Azaltılması , Türkiye'de Deprem Afeti Zararlarının Azaltılması Programı , İzmir'de Deprem Riskinin Azaltılmasına Yönelik Öneriler konularında bilgi vermektedir.
Bu raporun tamamına http://www.koeri.boun.edu.tr/depremmuh/izmir/izmirrapor2002.htm adresinden ulaşabilirsiniz.
|
İletişim için:
vahap.tecim@deu.edu.tr
© 2005 Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi Bilgi İşlem Birim Başkanlığı Tarafından
Geliştirilmiştir.
(Ekonometri Bölümü son sınıf öğrencilerinin
katkılarıyla.)