EXPO İZMİR 2015


Ekrem Demirtaş'ın Expo İle İlgili İncelemeleri




    Yönetim Kurulmu Başkanı olduğum İzmir Ticaret Odası'nın en büyük hedefi şudur: İzmir'i bir dünya kenti, dünya markası yapmak... Bu hedef için bize; sıçrama yaratacak bir organizasyon, bir olay gerekiyordu. 1992 yılında İspanya'nın Sevilla kentinde düzenlenen EXPO'yu gezdiğim zaman, "İşte bize gereken bu" dedim. İzmir'e çok benzer bir coğrafyada, binlerce yıllık Sevilla'nın EXPO ile nasıl baştan aşağı yenilendiğini, değiştiğini ve bir dünya markası haline geldiğini gördüm.Bu gezinin hemen arkasından kolları sıvadık. 1992 yılında hazırlattığımız 15 yıllık İzmir Stratejik Planı'nda "Hedef 2000 yılında İzmir'de EXPO düzenlemek" diyerek yola çıktık. Ama, Türkiye'de o yıllarda çok az insanın bildiği EXPO'ya ulaşmak tahmin ettiğimizden çok daha zor oldu. Öncelikle, Expozisyon, yani "Uluslararası Sergi"nin kısaltılmışı olan EXPO'ları düzenleyen BIE, "Bureau International des Expositions(Uluslararası Sergiler Bürosu) adındaki uluslararası kuruluşa üye olmamız gerekiyordu.

    59. Hükümet sesimize kulak verdi.Bunun için 10 yıldan fazla süre boyunca bütün iktidarların başbakanlarına, dışişleri bakanlarına, diğer ilgili kurumlara sayısız başvuru yaptık ama bir türlü sonuç alamadık. 59'uncu Hükümet döneminde ise ilk defa bu sesimize kulak verildi ve emeklediğimiz bu yolda adeta koşarak ilerlemeye başladık. 2004 yılında Devlet Bakanımız Kürşat Tüzmen'le birlikte katıldığımız bir Yunanistan gezisinde Yunanistan temsilcileri, 2008 yılındaki EXPO için Selanik kentinin aday olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu adaylığa destek olmasını istedi. Kürşat Tüzmen, memnuniyetle destek olacaklarını söyledi ama ben Tüzmen'in kulağına eğilip, "Böyle bir destek vermemiz mümkün değil çünkü üye bile değiliz" deyince Sayın Bakan çok şaşırdı.

    Birliğe üyeliği Tüzmen başlattı:Bakan Tüzmen, yurda döner dönmez, Türkiye'nin birliğe üyeliği için gerekli girişimleri başlattı. 2005 Ekim ayında resmen üyeliğimiz gerçekleştirildi. Üyelikten sonra da adaylık için çalışmalara başladık. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanlığı'nın yoğun çalışmaları sonucunda Bakanlar Kurulu 2005 Kasım ayında, 2015 yılında düzenlenecek Uluslararası EXPO'ya Türkiye'nin aday olmasına ve bu adaylığın İzmir tarafından yerine getirilmesine karar verdi.Karar, 23.11.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

    25 yıllık hayal 13 yıllık proje:Bugün, 13 yıldır vazgeçmediğimiz bir projenin peşindeyiz. 2015 EXPO'sunu düzenlediğimiz zaman yaklaşık 25 yıllık bir hayali hayata geçirmiş olacağız. Neden bu kadar uğraştığımız sorusuna karşılık, 150 yıldır düzenlenen EXPO'ların, bugüne kadar yapıldığı kentleri birer marka haline getirip, insanların yaşam düzeyini yükselttiğini ve daha yaşanır kıldığını söyleyebiliriz. EXPO, 64. kez 2008 yılında Zaragoza'da, 65. kez de 2010 yılında Şanghay'da düzenlenecek. Biz 66'ncı şanslı kent olmak istiyoruz. Bu İzmir için büyük bir gösteri fırsatı. EXPO'larda bir yandan ülkelerin sahip oldukları kültürel, tarihi tüm zenginlikler sergilenirken öte yandan insanlığın, dünyanın geleceği ile ilgili projeksiyonlar yapılarak, bugünün araçlarıyla geleceğin mekanları kurulmaya çalışılır.

    Bu coğrafyadan aday ilk kent:Sergilerin yapıldığı kente bir önemli katkısı da, görkemli anıtsal yapılar kazandırması. Paris'te Eyfel Kulesi, Brüksel'de Atomium, Londra'da Kristal Palas, bu yapıların en güzel örnekleri.Bugün çok önemli bir noktadayız. Bir yıl içinde hem BIE'ye üye olduk hem de BIE'nin en üst karar organı olan İcra Kurulu'na seçildik. Bütün dünya adaylığımıza büyük ilgi ve sempatiyle yaklaşıyor. Çünkü 150 yıllık EXPO tarihinde ilk defa bu coğrafyadan aday bir kent çıkıyor. Üstelik son derece iddialı bir kent. Bu iddiamız doğrultusunda bir taraftan İzmir'de yoğun olarak çalışmalarımızı sürdürürken diğer yandan da yurtdışında da hem lobi faaliyetleri yapıyoruz hem de EXPO'ya ev sahipliği yapan kentlerin tecrübelerini değerlendiriyoruz. 2005 yılında EXPO'ya ev sahipliği yapan Japonya'nın Aichi kentine yaptığımız iki ziyaretin ardından, bu yıl da rotamızı 1929 ve 1992 yıllarında EXPO'ları düzenleyen İspanya'nın Sevilla kentine çevirdik. Açıkçası EXPO düzenleyen kentler içinde bizi en çok etkileyen Sevilla oldu.

    Sevilla'da EXPO izleri:Sevilla İspanya'nın 750 bin nüfuslu bir şehri. Tarihin çok uzun bir döneminde, Emeviler'in yaşadığı bir Endülüs kenti. Bu nedenle, Arap mimarisinin çizgilerini yoğunlukla görebiliyorsunuz. Eskinin ve yeninin aynı anda yaşanabildiği, farklı kültürlerin ve mimari eserlerin görülebildiği ender şehirlerden biri Sevilla...İşte, eskiyi ve yeniyi böylesine büyük bir ustalıkla buluşmasını sağlayan ise 1992 yılında Sevilla'nın EXPO'ya ev sahipliği yapması oldu. Aslında, Sevilla 1929 yılında da EXPO'ya ev sahipliği yapmış. 1929 EXPO'su sırasında bir İspanyol Sarayı yapılmış. Şimdiye kadar EXPO düzenleyen şehirlere yaptığımız gezilerde hiçbir yerde böyle bir yapıya daha önce hiç rastlamadık. 1992 yılındaki EXPO ise kentin hem çok modern yapılara kavuşmasına hem de eski Sevilla olarak adlandırılan tarihi kentin tamamen yenilenmesine imkan tanımış.

    EXPO alanı şimdi teknopark:Eski bir kent ama tamamı restore edilmiş. Hangi otorite, hangi güç bu kadar maliyetli ve zor bir işi yapmayı başarabildi diye sormadan edemedik kendimize... Ve bu soruyu yönelttiğimizde aldığımız cevap EXPO heyecanımızı bir kat daha arttırdı; çünkü hepsi EXPO nedeniyle verilen uzun vadeli kredilerin ardından yapılmıştı...EXPO nedeniyle yapılan pek çok yapı bugün değişik amaçlarla kullanılmaya devam ediyor. Örneğin Meksika pavyonunu hastaneye çevirmişler. Bir başka dikkat çekici olay da 1992 EXPO alanının teknopark haline dönüştürülmesiydi. Şu anda o teknoparkta, dünya devi firmalar, en ileri teknolojileri kullanarak geleceğin dünyası için büyük projeler üzerinde çalışıyorlar. Yani binlerce yıllık Endülüs kenti Sevilla, EXPO sayesinde hem tarihi değerlerini koruyor, hem de geleceği yaratıyor.

    Hep İzmir'i düşündük:Bizim uzun zamandır EXPO'nun bir kente kazandırdıklarına dair söylediklerimizin en güzel kanıtları bence bu yapılar...Hep İzmir'i düşündük. Aslında çok güzel bir şehirde yaşıyoruz. Kemeraltı, Mezarlıkbaşı, Tilkilik, Namazgah gibi yerlerin restore edildiğinde, gezen turistlerin ne kadar mutlu olacağını düşündük.Dikkatimizi çeken bir diğer konu da, kentin çok basit çalışmalarla ne kadar güzelleştirildiği oldu. Yol kenarlarına dikilen turunç ağaçları, kente öyle bir hava katmış ki, etkilenmemek mümkün değil. Özenle hazırlanan faytonlar kente nostaljik bir hava katıyor. Bizim de faytonlarımız var, bizim de kentimizin iklimi turunç yetiştirmek için çok müsait, bizim de tarihi değerlerimiz var. Ama Sevilla'da gördük ki, sahip olmanın ötesinde, tüm bu değerleri doğru şekilde sunabilmek önemli.

Barselona'da mucizeyi gördük

    İspanya'da Sevilla'dan sonraki durağımız Barselona oldu. 1839 EXPO ve 1992 Olimpiyatları'nı düzenleyen Barselona, ünlü mimarların yapıtlarıyla süslenen sokakları ve kültürel zenginliğiyle gerçekten insanın ufkunu genişleten bir şehir. Rönesans'tan bu yana pek çok mimar ve ressama ev sahipliği yapan Barselona'da, özellikle Gaudhi'nin eserleri ayrı bir atmosfer yaratıyor. Baş yapıtlarından biri olan La Sagrada FamÌlia'yı tamamlamaya Gaudhi'nin ömrü yetmemiş. Gaudhi, bu kilisenin inşasını bitiremeden, 33 yaşında trajik bir şekilde caddede karşıdan karşıya geçerken tramvayın altında kalarak hayatını kaybetmiş. Gaudhi'den sonra, kilise yine Japonlar dahil çeşitli kişilerce restore edilmeye devam edilmiş.

    100 yıldır bitirilemeyen kilise: Çalışmaları halen devam eden ve Barselona'nın hiç bitmeyecek bir hayali olarak görülen kiliseyi her yıl milyonlarca turist ziyaret ediyor.

    Tabii ki bitirilememesi mümkün değil, ama turistlere "100 yıldır bitirilemeyen kilise" olarak hikayesiyle birlikte anlatmak oldukça akıllıca...

    Barselona'da kent dönüşümünün gerçekleştiği olimpiyat alanı ve kongre merkezlerinin bulunduğu bölgedeki incelemelerimizde ise EXPO ve olimpiyatlar gibi büyük organizasyonların kentleri ne kadar zenginleştirdiğini bir kez daha gördük.

    Örneğin, 1992 yılındaki olimpiyatlar nedeniyle yapılan TV anteni kentin önemli anıtsal yapıtları arasında yerini almış.

    Hiçbiri imkansız değil:Gerçekten de zengin bir şehir Barselona... Tarihi değerlerinin yanı sıra; devasa bir liman, arkasında olimpiyatlar nedeniyle oluşturulan oteller bölgesi, hayranlık uyandıran bir olimpiyat kulesi, stadyumu ve merkez ofis binası mevcut. Burada mucizeyi gördük. Bunların hiçbirisi yapılması imkansız şeyler değil...

    İzmir aslında EXPO yolundaki kararlılığını ortaya koyarak çok önemli bir mesafe kaydetti. EXPO nedeniyle gerçekleştirdiğimiz yurt dışı inceleme gezilerinde, organizasyonlarına ev sahipliği yapan şehirlere katkılarını görmek, İzmir'i EXPO 2015 ile; belki de hayalimizin de ötesinde bir noktaya taşıyabileceğimizi kanıtlıyor.

Zaragoza bize işaret veriyor

    2008 yılındaki EXPO'ya hazırlanan Zaragoza da, Sevilla ve Barselona gibi tarihi değerler açısından oldukça zengin bir şehir. 650 bin nüfusu ile İspanya'nın beşinci büyük kenti. Özenle korudukları dini eserleri, güzel meydanları var. Tüm şehir EXPO'ya adeta kilitlenmiş durumda. Tepeden tırnağa kafanızı çevirdiğiniz her yerde EXPO yazılarını görebiliyorsunuz.

    Halkın fikri alınmış: Zaragoza'da yapılan hazırlıklardan öğrenilecek çok şey var.

    Örneğin, 2008 EXPO'su için, "Nasıl bir EXPO istersiniz?" sorusunun sorulduğu geniş bir anket çalışması yapılarak farklı sosyal grupların fikirleri derlenip, global bir projeye ulaşılmak istenmiş. Halkın talepleri doğrultusunda şekillenen proje için bugün 25 bin gönüllü çalışıyor. EXPO süresi içinde bu rakamın 50 bine çıkması bekleniyor.

    Zaragoza'yı baştan aşağı süsleyen EXPO afişlerinde olduğu gibi, gönüllü çalışanların sayısından da kentin projeyi ne kadar sahiplendiği açıkça anlaşılıyor.

    Yer seçimi temaya uygun:Japonya'nın Aichi kentinde düzenlenen EXPO'daki yer seçimi hatası burada tekrarlanmamış. 2008 yılında düzenlenecek olan ve teması "Su ve Sürdürülebilir Kalkınma" olan Zaragoza'da yer seçimi temaya uygun olarak yapılmış. Organizasyonun şehrin hemen yanındaki Ebro Nehri'nin menderes yaptığı bölümde düzenlenmesi oldukça anlamlı.

    Ebro Nehri EXPO dolayısıyla yapılacak çalışmalarla ıslah edilecek ve nehir kenarında muhteşem bir yeşil koridor kazanılmış olacak.

    "Su ve Sürdürülebilir Kalkınma" teması ile yapılacak EXPO, duyarlılık yaratmak, bunun sürdürülebilir kalkınma ile bağlantısını ortaya koymak, çözümler üretmek, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan sorunlar ve iyi uygulama örneklerini göstermeyi hedefliyor.

    Aynı zamanda, Zaragoza'nın kurtuluşunun 200'üncü yılı ve 1908'de düzenlenen İspanyol Fransız ortak EXPO'sunun 100'üncü yılı kutlamaları ile birleştirilecek.

    Kent değişiyor: Yine EXPO ile eş zamanlı olarak "Su ve Suya Dayalı Kalkınma" konulu uluslararası bir sempozyum düzenlenmesi planlanıyor. Sempozyum sonuçlarının Birleşmiş Milletler tarafından deklarasyon ile yayınlanması için çalışmalar sürdürülüyor.

    Hatta bu sempozyumun gerçekleştirilebilmesi için şimdiden, EXPO alanına bitişik bir kongre merkezi inşaatı bile başlatılmış.

    EXPO'nun 2008 yılına kadar Zaragoza'ya kazandıracağı en önemli yapılar; Köprü, Pavyon, Su Kulesi ve dünyanın beş büyük su sisteminden getirilen canlıların tanıtılacağı Akvaryum Pavyon olacak. 90 bin metrekare kapalı alana yayılacak olan pavyonlar, arazi yetersizliğinden iki katlı bir yapılaşma içinde yer bulacaklar. Zaragoza, bir yandan EXPO alanındaki inşaat faaliyetleriyle uğraşırken, öte yandan kenti EXPO'ya hazırlamaya çalışıyor.

    7 bin yeni turistik belgeli yatak, trenlerin, hafif raylı taşımacılık sistemlerinin, havaalanın yenilenmesi ve Ebro nehri üzerine iki yeni köprünün inşası şu anda kentte EXPO nedinyle yapılan yatırımlar...

    Başarının sırrını öğrendik

    Zaragoza'da yapılan hazırlıklar ile ilgili yaptığımız incelemelerde ve tanıtım sunumlarında, 2015 İzmir EXPO'su yolunda atmamız gereken adımlar konusunda önemli fikirler edindik.

    Zaragoza Belediye Başkanı ile yaptığımız görüşmede, 2008 EXPO'sunu yapacak kent olarak seçilebilmek için yürüttükleri çalışmaları, başarılarının sırlarını öğrendik. Zaragoza'yı EXPO'yu alma yolunda başarıya götüren en önemli etkenler; tema ve yerin doğru seçimi, sağlam lobi faaliyetleriydi.

    Yani şu anda İzmir EXPO yolunda çok önemli bir dönemeçte...

Motivasyonumuz daha da yükseldi

    İspanya'daki incelemelerimizin ardından son durağımız Paris'ti... Paris, Uluslararası Sergiler Bürosu'nun (BİE) merkezi olması nedeniyle EXPO için ayrı bir önem taşıyor. Bu nedenle İspanya'ya gitmişken, Fransa'ya uğrayıp Paris'te BİE Genel Sekreteri Loscertales'le görüşmeden dönemezdik.

    Genel Sekreter Loscertales, İzmir'i ziyareti sırasında, "Burası EXPO için çok uygun bir kent" yorumunda bulunmuştu. Loscertales'in, kentimizin sahip olduğumuz güzellikleri, tarihi değerleri, coğrafyayı, iklimi görmesi ve yaptığımız çalışmaları, iddiamızı yerinde görmesi çok önemli bir adımdı. Ayrıca Ankara'da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin İzmir'e verdiği desteğe tanık olması, Loscertales'i oldukça fazla etkilemişti.

    Paris ziyaretimiz sırasında da; İspanya'nın Sevilla, Zaragoza ve Barselona şehirlerinde yaptığımız incelemelerle, İzmir'de sürdürdüğümüz çalışmaları Loscertales'e aktarma fırsatı bulduk.

    Motivasyonumuz arttı

    Özellikle Sevilla'da EXPO organizasyonlarının kentte yarattığı değişim ve gelişmelerin bizi çok etkilediğini, Zaragoza'daki hazırlık çalışmalarının ise İzmir olarak yol haritamızı belirlemede önemli katkıları olacağını ifade ettik.

    Tema ve yer konusunda pek çok alternatif üzerinde çalıştığımızı, Nisan ayı ortalarında BİE'ye resmi başvurumuzu yapacağımızı aktardık. Loscertales'in çalışmalarımızla ilgili sarfettiği övgü dolu sözler, İzmir olarak motivasyonumuzu bir kat daha arttırdı.

    İzmir'de EXPO ile ilgili gelinen noktanın memnuniyet verici olduğunu belirten Loscertales, uluslararası tanıtım etkinlikleri ve lobi faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

    İzmir'e davet ettik

    BİE Genel Sekreteri Loscertales, gerçekten EXPO organizasyonunun yapılacağı şehrin belirlenmesinde rol oynayacak çok önemli bir isim. İzmir'in EXPO 2015'i alabilmek için yaptığı çalışmaları Loscertales'e tam olarak aktarabilmemiz şart. Bu nedenle Loscertales'i Temmuz ayında tekrar İzmir'e davet ettik.

    Önümüzdeki aylarda yapacağımız çalışmalara ilişkin takvimi en kısa sürede Loscertales'e ileteceğiz.

    Ayrıca, özellikle belirlenen temanın tanıtımını sağlamak için tüm BIE delegelerini İzmir'e davet etmemizin yerinde olacağını düşürdük. En uygun tarihin de Eylül ortaları olacağı konusunda mutabık kaldık

Başarı için yol haritamız hazır

    Paris ziyaretimiz sırasında Loscertales'le yaptığımız görüşmede dikkatimizi çeken bir konu da İzmir'in dışında herhangi bir aday kentin henüz açıklanmaması oldu. Genel Sekreter, diğer muhtemel adaylar için bize anlatıkları şöyleydi:

    "Moskova'nın imaj sorunundan çok, ekonomik meselelerle ilgili zaman ve enerji harcaması gerekiyor. Uluslararası platformda ardarda yaşadıkları yenilgi ve kayıplar nedeniyle büyük bir moral kaybına uğramışlar. Toronto'da ise yeni yaşadığı seçim sonuçları nedeniyle bir belirsizlik var. İlk kez İşçi Partisi ile muhafazakarlar aynı noktada buluştu. Bunun ne gibi sonuçlar yaratacağı bilinmiyor."

    Verilen desteği hissettik

    Tabii ki gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Ama başka aday çıksa da çıkmasa da İzmir'in EXPO rüyasını gerçekleştirmek için tüm gücümüzle, sistemli bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

    Ardından Turizm ve Kültür Bakanlığı'nın Paris Müsteşarlığı Kültür Müşaviri Serpil Varol ve Paris Büyükelçimiz Osman Korutürk'ü ziyaret ettik.

    Görüşmelerimizde, İzmir'e verilen desteği bir kez daha hissettik. Türk temsilciler, Paris'in ünlü caddesi Şanzelize'de, EXPO çalışmaları için tahsis edilen ofiste yapılacak tüm çalışmalara katkı koyacaklarını ifade etti. Paris Büyükelçimiz Korutürk, rezidansında heyetimiz onuruna yemek düzenledi.

    Bizi en çok Sevilla etkiledi

    Bir haftalık Sevilla, Barselona, Zaragoza ve Paris gezimiz sırasında gerçekten çok önemli tespitlerimiz oldu.

    Özellikle Sevilla'da, başarılı bir uygulamayla EXPO organizasyonlarının bir kente neler kazandırabileceğine şahit olduk. İzmir Ticaret Odası olarak dünyanın pek çok ülkesine pek çok iş ve inceleme gezisi düzenledik. Ama açıkçası beni en çok etkileyen kent Sevilla oldu.

    Sevilla örneğinden öğreneceğimiz çok şey var. Gerçekten de EXPO'lar, düzenlendiği kentlerin kabuğunu kırması ve bir marka olarak dünyaya açılması için önemli bir fırsat.

    42 milyon ziyaretçi çekerek yakaladığı başarı bir yana, EXPO'dan 14 yıl sonra bile, EXPO'nun kurulduğu alanın, teknoparka dönüştürülmüş olması, yılda 1.4 milyar dolar katma değer yaratıyor olması, Sevilla'nın başarılı bir EXPO yaptığının en önemli kanıtlarından biri.

    EXPO'nun İzmir tarihinde de önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyorum.

    İzmir'in; tarihi değerleri, coğrafi konumu, iklimsel özellikleri ve Türkiye'nin AB ile gelişen ilişkileri nedeniyle sahip olduğu şanslı konumunu başarıya dönüştürmek için, çok büyük bir tanıtım ve lobi çalışması yapması gerekiyor.

    Bence İzmir bu hayalini gerçeğe dönüştürecek ve ismini bir dünya markası haline getirecek güce sahip. Bu yolda başarıya ulaşmak için bundan sonraki yol haritamız şöyle: 1- EXPO Yasası çıkarılacak. 2- Cumhurbaşkanı başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine bilgilendirme yapılacak. 3- Tema belirlemek için tüm ülkede toplantılar düzenlenecek, öneriler alınacak. 4- Ülke çapında etkin kişilerden bir danışma kurulu oluşturulacak. 5- Kurumsal kimlik ve marka şehir çalışmaları yoğun biçimde devam edecek. 6- Tanıtım filmi malzemeleri hazırlanacak 7- EXPO'dan beklenti ile sosyal ve kültürel etki analizi yapılacak. 8- Şehir planlama, ulaşım, altyapı planlaması, kent yenileme projesi ve maliyet analizleri ile finansal fizibilite çalışmaları yapılacak. Bu çerçevede, yer belirleme işlemi tamamlanacak. 9- Tema ve yer belirlemesi ile birlikte, tüm İzmir ve Türkiye çapında EXPO flama ve tanıtım levhaları ile reklam çalışmaları başlayacak. 10- Nisan ayı ortasında, adaylık başvuru dosyası Paris'te Genel Sekreter'e verilecek. Aynı gün İzmir Ofisi açılacak ve Paris'te resepsiyon düzenlenecek.

    Bundan sonraki süreçte de rehavete kapılmayacağız. Gemileri yaktık, geri dönüş yok.

    EXPO'yu alacağız ve İzmir'in rüyası gerçekleşecek.



Anasayfa